Arama Kelimenizi yazıp Enter'a basınız.

Davamızda Hacer Olabilmek

İslam davasına hizmet etmek, bu davanın bir parçası olmak nasip işi olduğu kadar gayret işidir. Dava insani olmak hiçbir zaman kolay olmadı ve hiçbir zaman diliminde de kolay olmayacağından bu şerefe herkes nail olamaz bilahare herkes kaldıramaz bu davayı! ”Şayet Biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık; sen, onun Allah’ın haşyetinden baş eğerek parça parça olduğunu görürdün“ 59/HAŞR-21. Olanlar da kapasitesi kadar bu davanın içersinde yer alabilir.

Cemiyetinin tüm yükü omuzlarında oldugunu söyleyen kardeşim!

Rabbimiz sana koca bir cemiyeti  emanet etmiştir. Seni buna layık görmüştür, demek ki sen bu yükü kaldırabilecek omuzlara sahipsin. Bırak herkesi! Bakma kim var kim yok. Rabbim seni seçti ve desteksiz mi bırakacak? Tek başına da olsan bu gemiyi yürütmelisin, kardeşlerinin de bu gemiye dahil olması için çalışmalısın. Zaman yetersizliğinden dolayı şikayet etme kardeşim. Unutma zaman ve mekan Allah’ın emrindedir. Onun davası için çalışana zamanı da mekanı da genişletir. Zaman onun için farklı akar. Onun 24 saati yoktur. Onun dakikasi 60 saniye değildir. Onun ne kadar zamana ihtiyacı varsa, Allah ona o kadar zaman bereketi verir. Bunun için de hamd ederek, samimi ve ihlaslı bir şekilde Allahın davasi için calış. Melekler seni şikayet eden biri olarak değil şükreden biri olarak kaydetsinler. Bu görev şükür gerektiren cennet nimetlerindendir. Kardeşim, tevbe ve hamd ile Rabbine yönel.

Bizler ya bu davanın dışında kalacağız, ya kapasitemiz kadarcık içersin de olacağız, yada gözümüze Kevser havuzunu kestirip kapasitemizi arttırma çabası icersinde olacağız. Çünkü biliyoruz ki kapasitemiz ve ihlaslı çalışmalarımız arttıkca, ulaşacağımız mertebe de artacaktır.

Anahtar sözcüğümüz; teslimiyet

İslam davası için çalışan biri her işinin rast gideceğini, yoluna taş koyanların olmayacağını, hiç sıkıntı çekmeyeceğini düşünmemeli. Tam aksine tüm sıkıntılar onu bulacaktır. Sıkıntı çekmediği bir günü bile olmayacaktır belki. Farklı farklı sıkıntılar ve sorunlarla karşılaşacak fakat hepsinin çözümü ve cevabı aynı olacaktır; Allah bana yeter.

Ne gelirse gelsin, kim giderse gitsin Allah benimle ise, hiçbir şey beni yıkamaz ve bana zarar veremez. Allah dinini ve dinine hizmet edenleri korur. O korursa kızıl deniz yol olur, ateş yakmaz olur  ve  örümceğinden güvercinine tüm kainat onu korumak için seferber olur.

 Dava da Hacer olabilmek

Teslimiyet gösteren kuluna Rabbimizin ne ile karşılık verdiğine en güzel örnek Hacer validemizdir. Çölün ortasında eşi tarafından evladıyla bir başına bırakılan Hacer ”bunu sana Rabbin mi emrediyor?“ sorusuna olumlu cevap alınca ”Git! Rabbim bizi zayi etmez“ karşılığını verebildi. Ve Rabbi ona büyük lütufda bulundu. Öyle bir lütuf ki onun eliyle Mekke medeniyeti kuruldu ve Alemlere Rahmet olarak gelen Efendimiz (sallalahu aleyhi vesellem) Hacer validemize torun oldu.

Bizler elimizde olmayan sebeplerden dolayı çıkan aksiliklere “Bu Rabbimizden geliyor, oda bizi zayi etmez” diyebilmeliyiz. Bu gün gelir toplantı odasının çalışmayan kaloriferi olur, gün gelir ihanet eden yol arkadaşın olur. Her sorunun karşılığı “Allah bana yeter” olduğu müddetçe, hiçbir şey bizi yavaşlatamaz, hiçbir aksilik bizi zayıflatamaz.

Bu teslimiyeti gösterirsek biiznillah büyük hayırların anası olarak anılacağız ve gelecek nesillerin duasında her daim yerimiz olacaktır.

Selam ve Dua ile

Tuğba Temizsoy /Gencdoku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir