Arama Kelimenizi yazıp Enter'a basınız.

Direndikçe Dirileceğiz!

Meydanda açık bir iz bırakmadan hırsızlık yaparak, servet yığanların becerikli kimseler diye alkışlandığı, zayıfların sırtına binerek yükselen sahtekâr dolandırıcıların, açıkgöz diye saygı duyulduğu, kocasına ihanet eden zinakar kadının, başkasının karısı ile düşüp kalkan zaninin, işini bilir kimse diye tanıtıldığı, ırzını muhafaza için çırpınan insanlara, eski kafalı dendiği ve aptal gözüyle bakıldığı bir zaman…

Dirilişe, yeniden silkinmeye, ayağa kalkmaya, değerlerin hatırlatılmasına, azami derece ihtiyaç duyulan bir zaman… Öyle bir zamanki, münafıkların kol gezdiği, kimin Müslüman, kimin kâfir, kimin münafık olduğu belli olmayan, çirkin olayların Müslüman kisvesi altında işlendiği bir zaman. En çok dirilişe yani; yeniden doğmaya, var olmaya, ben de varım, benim hakkım diyebilmenin, en çok ihtiyaç duyulduğu, seneler öncesinde atılan tohumların, yeşermesi, dirilmesi, hayat bulması ve insanlara oksijen dağıtması gerektiği bir zaman…

Geciken bir diriliş… Potansiyele, güce, mevcut yeterliliğe rağmen, dünyaya rağbetin bir sonucu olarak geciken bir diriliş… Tefrikaların, hizipçiliğin, ayrışmanın bir tezahürü olarak geciken diriliş… “Yahu neden dünya Müslümanları olarak bir araya gelip bu zulme son vermiyoruz”, diye düşünemeyecek kadar hissizleşmiş, dar görüşlü, kendi rızkının peşinde koşmakla yetinen Müslümanlar… Dirilişe mani olan Müslümanlar. Herşeyi güllük gülistanlık gösteren İslam’ın hâkim olmadan da başka rejimlerle yaşanabilir izlenimi veren direnişin önünü tıkayan sahtekâr rejim hocaları. Evet, böylesi hocalar dirilişin önünü tıkayan, sömürü devletlerinin bel kemikleri, onları ayakta tutan belamların ta kendisidirler.

Diriliş yeniden şehadet etmek demektir. Yaşayarak, şuurunda olarak, ihtiva ettiği anlamı bilerek, şahitlik etmektir diriliş. Çünkü kime iman ettiğini bilen Müslüman, Allah’a karşı verdiği sözde durup takvasını takınan ve Müslümanlığının gerektirdiği şeyleri yerine getiren Müslümandır. Dolayısıyla İslam’ın hükümleri dünyanın her yerinde uygulansın diye uğraşan kimsedir. Direniş ruhunu, özgürlük şuurunu yani İslam’ın dışındakilere isyan edebilen “la” diyebilen Müslümandır.

Allah’a karşı değil, kâfirlere tağutlara karşı isyankâr olan dirilişçi Müslüman… Böylesi dirilişçi Müslümanlar davasının sadık direnişçileridir, Allah’a verdikleri ahde sadık kalıp, insanların ihyası ve yeniden dirilişi için çalışan kimselerdir. Böylesi kimseler azınlıktadır çoğu kez ama onlar hastalıksız kadrodur. İslam’ı benimsemiş takatlerince yapmaya çalışmış, İslam dışındaki şeylere isyan bayrağını çeken kimselerdir. Evet diriliş ancak ve ancak böylesi direnişçi insanların gayreti ve Allah’ın da yardım ve inayetiyle gerçekleşebilir.

Yani direniş eşittir diriliş. Yalnız öyle bir direniş ki İslami bir direniş, tavizsiz kimsenin çıkarlarını ve menfaatlerini düşünmeden, Müslümanların çıkarları ve birliği için, sömürü düzenin yıkılması için Müslümanca bir direniş… Gerçek manada tavizsiz ve sadece ve sadece rızayı ilahi için yapılan bir direniş dirilişe vesile olabilir.

Direnişçi ve dirilişçi Müslümanlara selam olsun! Allah bizleri bu zümreye dâhil eylesin.

Mehmet Maşuk Kalkan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir