Arama Kelimenizi yazıp Enter'a basınız.

Ecdada Mektup

Ey bu toprakların yegane savunucuları, ey bu neslin tohumlarını kanlarıyla sulayan ecdadım, ey evlad ü iyalini geride bırakıp Rahman’ına kavuşmayı arzulayan şehid dedem,

Fuzuli’nin mısralarıyla sizlere sesleniyorum:
Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever.

Siz canınızı, cananınız olan vatan için sevdiniz ve cananınız için canınınızı seve seve feda ettiniz. Malazgirt’te, Çanakkale’ de, İstiklal Harbinde ve daha ismini sayamadığımız nice cenklerde, önce Rabbiniz için sonra da bizim için harb ettiniz. Size olan vefa borcumuzu, üzerimizdeki hakkınızı nasıl ödeyelim… Düşünsem bin asır yine bulamam, çalışsam bin yıl yine ödeyemem. Ödenmez sizin hakkınız ey dedem, ödenmez. Şu an kalksanız istirahatgahınızdan, baksanız Anadolu’ya, Çanakkale’ye, İstanbul’a ne dersiniz? Vereceğiniz cevapları tahmin ederek kendimden utanıyorum; ama diyorum ki heyecanla ve umutla “bu devran dönecek, bu düzen değişecek”. Malazgirt’in Alparslanları, İslambol’un Fatihi Mehmet’ler yetişecek, kurtların kalbine korku salan serdar-ı hakan Abdülhamid’ler yetişecek, şanlı zafer Çanakkale’nin asıl kahramanları Cevat Paşalar, Esat Paşalar, Yüzbaşı Ahmet Saffet’ler, Seyit Onbaşılar, Yahya Çavuşlar yetişecek, İstiklal Harbi’nin Kazım Karabekir’leri, Nezahat Onbaşıları, Sütçü İmamları yetişecek. Kalemiyle gönülleri fetheden Yunus Emreler, Akifler, Necip Fazıllar yetişecek ve sizin kıymetinizi bilmeyenler utanacak, utanacak ve hakikati sakladıkları için kaçacak yer arayacaklar; lakin bulmayacaklar. Huzur-u mahşerde her şey aşikar, bu dünya da alamadığınız hakları orada elbet bulacaksınız ey ecdad!

Üzülüyorum ecdadım, üzülüyorum; çelik zırhlı duvarları, iman dolu göğüslerle delen sizleri unutan bu nesil için üzülüyorum. Cennet vatanımızın Hakk’a tapan insanları, düştüler bu zamanda geçici sevdalara. Cephelerde geri dönüşü düşünmeyen ecdadın torunları, bugün kartvizitin,imzanın, paranın peşine düştüler ve onlar da bu yoldan geri dönmeyi hiç düşünmüyorlar. Şehid oğlu şehidlerin torunları, ağuşunu açmış Peygamberi varken, kendini ahlaksızlığa, zillete, karanlığa çeken kucakları tercih ediyor.

Biliyorum çok sitemkar konuştum, yazdıklarım bazılarını üzecek; sizin bize öğrettiğiniz ahlakta yer almaz üzmek, bağışla ey Şehid! Vesselam, bu duygu karmaşasında sizleri selamların en ulvisiyle, Rahman’ın selamıyla selamlıyorum. Kınalıların, onbeşliklerin tarihin topraklarına ektiği, şüheda kanlarıyla sulanan ‘Diriliş’ tohumunun yeşerip bir filiz olduğu günleri görmeyi en içten dileklerimle umuyorum. Bu umudun yarışını kaybetsek de Cennet’te buluşmak dileğiyle….

Recep Ali Soy / Gencdoku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir