Arama Kelimenizi yazıp Enter'a basınız.

Hani Bizim Uhud’umuz?

Uhud bize maziden kalmış bir hikayenin adı mı?Uhud;Ramazan geceleri ağlayıp ağlatmak,televizyon programlarına konuk olmak için mi?Uhud uyku önceleri okunacak bir hikaye değil.Uhud hemen şurada,Uhud bizim içimizde,Uhud tam kalbimizde…
Kardeşim!Sen neredeysen Uhud orası işte!Orası Okçular Tepesi!Olduğun yer sana basitte gelebilir,hiç bir şey yapamadığını da hissedebilirsin.Olduğun yerde dimdik dur!Emredildiğin gibi dur!
“Dur” denilen yerde dur!Orası varya; orası senin Uhud’un.
Belki o an hiç bir şey yapmadığını hissediyorsun,belki kendini bir hiç olarak görüyorsun.
Unutma!Eğer nefsin sana orayı terketmeni söylüyorsa işte orası senin Uhud’un.Görünüşte temizlik yapıyorsun belki,bir çöp alıyorsun belki yerden.Belki bir gencin derdini dinliyorsun,belki bir çocuğun gözyaşını siliyorsun.Bunların hepsi görünüşte,sen şimdi Uhud’dasın!
Bazen gönüllerdir Uhud!
Bazen bir ev,bazen bir oda,bazen bir çocuğun kalbi…O an ayrılmamaksa vazifen bırakmayacaksın.O an gönle girmen ve davanı o gönle sokman gerekiyorsa işte o gönüldür Uhud.Bırakıp gidemezsin,ezip geçemezsin.Çünkü sen bırakırsan o gönlü düşman basacak.Batıl gelip işgal edecek.İlla oluk oluk kan akması gerekmiyor.İlle Musab’ların şehid düşmesi de gerekmiyor.Bizim gönüllerimizde her gün binlerce Musab ölüyor.Girmemiz gereken kalplerle aramıza setler çekiyoruz.Halbuki o kalpti Uhud.Bıraktığında düşman girecekti ve sen çekildin.
Uhud bize maziden kalmış bir tablo değil,bir hikaye hiç değil.Uhud’dan bahsederek ağlayıp ağlatacağımıza bir sorsak ya nefislerimize hani bizim Uhud’umuz?Okçular hala orada mı?

Aşikatül Kudüs

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir