Arama Kelimenizi yazıp Enter'a basınız.

Diyanet İşleri ‘Her Aileden Bir Hafız’ Kampanyası Başlatmalıdır!

Kur’an-ı Kerim eğitimi, yeryüzüne hayat bahşeden kitabımızı yüzüne okumayı öğrenmek ve getirdiği mesaj ve hükümleri nitelikli ve doğru anlamayı sağlamak gibi kapsayıcı bir özelliği haizdir. Sadece Kur’ani harfleri öğrenmek ve herhangi bir metni okumakla kayıt altına alınıp daraltılabilecek bir durum asla söz konusu değildir. Kur’an, Nureddin Yıldız Hocamızın da ifade ettiği üzere, ‘Herkes sussun, yalnızca o konuşsun diye indirilmiştir.’ Bu hususu sürekli göz önünde bulundurmamız, Kur’an eğitiminin önemini ve hafızlık müessesesinin ehemmiyetini bizlere sunacaktır. Allah vardır ve insanı muhatap almıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın hükümlerini, emirlerini ve yasaklarını öğrenmemiz ve idrak etmemiz Kur’an’la kurduğumuz rabıta oranında hayatımıza yansıyacaktır.

Hafızlık eğitimi, Kur’an’ı anlamanın, onu korumanın ve bizzat onun tarafından korunmanın en açık yolu ve yöntemidir. Hafızlık eğitimi, Efendimiz aleyhisselamın ilk hafızları yetiştirdiği günlerden sonra, tarihsel süreçle birlikte zaman içerisinde sistemleştirilmiş ve bu eğitim için özel kurumlar inşa edilmiştir. DarulHuffazlar, DarulKurralar, hafızlık eğitiminin yanısıra kıraat bilgisinin de öğrencilere kazandırıldığı kurumlar olarak binlerce yıl Kur’an’a hizmet etmişlerdir. Yaşadığımız dönem içerisinde hafızlık eğitimi büyük oranda Diyanet’e bağlı Kur’an Kurslarında sürdürülmektedir.

Asırlarca İslam’a hizmet edilen Türkiye topraklarında, tarihten bildiğimiz üzere Kur’an ‘el yakan’ bir kitap olmuş ve onun hizmetiyle uğraşanlar en ağır cezalara, işkencelere -idam dâhil- maruz kalmışlardı. Güneş bile balçıkla sıvanmazken, Kur’an üzerine örtülmeye çalışılan perdeler doğal olarak asla amacına ulaşamayacaktı. Ulaşamadı da… Bugün, şartlar yarın’dan daha olumsuz olsa da dün’den çok daha iyidir.

Hafızlık eğitimini büyük oranda kendi bünyesinde toplayan Diyanet, hem bu eğitimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması hem de Kur’an Kurslarının daha da iyileştirilmesini sağlama noktasında çok gayret göstermeli ve ortaya projeler koymalıdır. Bunu toplumun tümüne yayacak kapsamlı öneriler sunmalıdır. Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine büyük bütçeler ayıran başta Diyanet olmak üzere bütün kurumlar, hafızlık müessesesinin yaygınlaştırılması ve mevcut kursların şartlarının iyileştirilmesine mesai harcamak zorundadır.

Özellikle eskiden birçok ailede var olan bir gelenek tekrar diriltilmeye çalışılmalı ve tüm Türkiye genelinde ‘Her Aileden Bir Hafız’ yetiştirilmesine yönelik uzun vadeli ve kapsamlı çalışmalar başlatılmalıdır. Bunun için ilk yapılması gereken, okul eğitimi-hafızlık ilişkisinin doğru programlanmasını sağlamak ve Sokullu Kur’an Kursu modelinde ortaya konulduğu gibi, hafız öğrencilerin hafızlık eğitimiyle okul eğitimlerini ve meslek seçimlerini bir arada yürütebilecekleri gerçeğine imkân oluşturmak gerekmektedir.

Furkan Bayram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir