Arama Kelimenizi yazıp Enter'a basınız.

İlim, Amel, Aksiyon

Lafımın dostusunuz çilemin yabancısı .. der üstad Necip Fazıl Kısakürek..
Toplumumuza ayna tutan bir cümle bu, zannımca.
Bi düşünelim bugün kaçımız dava adamlarının fikir kitaplarını okuyup can alıcı yerlerin altını çizip sosyal medyada paylaşmaktan öteye gidebiliyoruz?
Kaçımız lafızların ruhuna beden kuşatıp sözün ötesine koşabilmek için çaba harcıyoruz?
Kaçımız en azından dert sahibi olmayı, fikir sancısını, fikrin çilesini çekebilmeyi başarabiliyoruz? Ya da başarabilmek için çaba harcıyoruz?
Ben söyleyeyim; ne yazık ki pek azımız…

Oysa biz müslümanlar olarak fikrin ötesine çoktan geçmeliydik
Çünkü öyle bir Rasüle ümmetiz biz.
İlmi amelden ayırt etmeyen bir Rasulün ümmetiyiz.
Fikir ve yol en başından beri belli bizde, en başından beri net, aşikâr.
Bize düşen fikirleri söylemlerin ötesine taşımak.
Çizilen yolda emrolundugumuz gibi dosdogru bir yaşam sürmek için çabalamak.
İlmi amele dökmek.
İlmi bedenleştirmek, somutlaştırmak,
İlmi kendimize hâl eylemek bize düşen..

Herşey bu kadar netken, daha ne kadar fikirleri bekletip söylemlerle yerimizde sayacagız biz?
Amelsiz ilimden Allah’a sıgınan Rasulullahı ne zaman tam anlamıyla yaşayacağız?
“Fikir kurtlandı, iş gerek..” diyen üstada ne zaman kulak verecegiz?

Ne zaman söylemlerle vaaz vermekten ziyade yaşantımızı vaaza çevirecegiz?
Ne zaman müslüman olmanın gerekliligini yigitce üstlenip fikrin ötesine geçip işin adamı olacağız?

Ne zaman ey kardeşlerim, ne zaman…

Huriye Kurt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir