Arama Kelimenizi yazıp Enter'a basınız.

İnsanlığın Hali

En son ne zaman sorduk kendimize; bu insanlık nereye gidiyor, biz nereye gidiyoruz diye? Sormayı, cevabını almayı denedik mi hiç?
Baştan yaptık hatayı; neden geldiğimizi, nereye nasıl gideceğimizi unutarak yaptık aslında. Unutulmuşluklar yaktı en çok da bizi, ne kadar unuttuysak daha fazla yanmaya razı olduk hep. Yakmaya alıştı insan, kaybettiği insanlığını cayır cayır ateşte yakmaya alışır oldu.
İnsanın hali saymakla bitecek bir şey değil. Düşünsenize bir maddede bile üç hal (katı-sıvı-gaz) varken insanda nice haller olduğunu… Mutluluk, üzüntü, şaşkınlık, heyecan, vesaire vesaire…
Sadece bu değil ki, insanlığın hali artık her şeyi aşar oldu. Ne bir el uzatabiliyoruz ona karşı ne de tek bir kelime söyleme imkanımız oluyor.
İnce bir çizgi; insanlık kurtarılmaya muhtaç.
Sahi, en son ne zaman bir insanı mutlu ettik hatırlıyor muyuz? Bir insanın mutlu oluşundan mutluluk duymayı hissedebildik mi hiç? Mutluluk illaki büyük şeylerle olacak diye bir kaide yok sonuçta. Karşındaki insana verdiğin selam bile onun kalbini hoş etmeye yetecek bir niteliğe sahip. Onun gözlerinin içine bakarak tatlı bir tebessüm etmen hem onu hem seni mutlu etmeye kâfii..
Ne yazık ki yapılması bu kadar kolay, kalpteki etkisi saatlerce dinmeyen şeylerden mahrum kaldı insanlık. Onun yerini şimdi kin, nefret, kıskançlık alır oldu. Hiç düşünmez mi insan, karşındakine duyduğun nefretin, kinin ona ne bir fayda ne de bir zarar sağlamayacağını sadece kendi kalbini köreltmeye yeteceğini.
Canımız yansa, ufacık bir şey olsa hemen başkalarında sebep arar olduk. “Benim canımın yanmasına sebep birisi var” düşüncesine odaklanmaktan kendini alıkoymalı insan. Tenine bir iğne batsa dahi nedenleri dışarıda değil içerde aramayı öğrenmeli. İşte o zaman birilerini yargılamaktan vazgeçip kendini sorgulayabilecek kapasiteye gelecektir.
İnsanlık kurtarılmaya muhtaç demiştik, işte reçetesi: Hiçbir zaman dışarıda çare bulamazsın. Derdinin dermanı hep içinde bir yerlerde seni bekliyor olacaktır. Ne kadar dışarıya meyilli olsak da, bize iyi gelen şeylerin olduğunu düşünsek de en iyi ilaç insanın kalbidir. O kalbi açabildiğin zaman Allah’ın bir merhem sürdüğünü unutmayıp iyileşmesini beklemektir.
İnsanlık kurtulacak azizim.. Ne kadar geç ya da ne kadar erken olursa olsun kurtulacak. Kendimizi kurtardığımız vakit o da kurtulacak.

Gamze Parlak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir