Genç Doku: Ana Sayfa > Gençdoku > Söyleşiler >
- 0 +
Yedi Hilal Derneği Söyleşisi
8 Ağustos, 2012 Söyleşiler

Yedi Hilal Derneği Genel Başkanı Mustafa Enesoğlu: KİMSEYE ‘ORAYI TERKET VE GEL’ DEMİYORUZ, HATTA ‘ORADA KAL VE ÖYLE GEL’ DİYORUZ!”

Söyleşi: Yusuf Genç

Yedi Hilal Derneği, bu yıl içinde kuruluşunu ilan eden Türkiye’nin ‘en genç’ gençlik çalışması yapan derneklerinden biri. Duymaya alışık olduğumuz sert iddialarla değil, ayakları yere basan, uygulanabilir ve kardeşliği öne çıkaran kapsayıcı genel ilkelerle hareket ediyorlar. Ümmetin sahibi olarak değil, ümmetin bir parçası olarak konuşuyorlar. Genç Doku olarak, Yedi Hilal’in üç yöneticisiyle dernek üzerine hacimli bir söyleşi gerçekleştirdik. Mustafa Enesoğlu, Asım Gültekin ve Taner Akbağ sorularımızı cevapladı.

Türkiye’de yaşayan insanların beşte üçü öyle ya da böyle bir cemaat, tarikat ya da dernek üyesi. Miladi 2012 senesinde yeni bir dernek olarak ortaya çıkıyorsunuz. Bu ihtiyaç neden kaynaklanıyor? Kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?

Mustafa Enesoğlu:
Türkiye’de hemşehri derneklerini, partileri falan sayarsanız böyle bir oran çıkabilir. Fakat biz toplumun genelinin, bireyselleştiği, cemaat olmayı önemsemediği bir döneme doğru sürüklendiğini düşünüyoruz. Hele gençlerde bu oran çok daha düşüktür. Bunun istatistiklerini de takip ediyoruz. 2010 yılında yapılan kapsamlı bir gençlik araştırmasında gençlerin %85’inin kendisini yakın hissettiği ve üyesi olduğu bir gençlik örgütünün / STK’nın bulunmadığı belirtiliyor. Keşke dediğiniz gibi gençler bir cemaatte, dernekte, vakıfta yer alsalar. Öncelikle biz bunu önemsiyoruz. Bir yerde olana da orda kal, öyle gel diyoruz. Hiç kimseye orayı terk et ve gel demiyoruz. Hatta daha ötesini “Solo olarak söylediğimiz/söylediğiniz şarkımızı gelin koro olarak daha güçlü bir sesle söyleyelim” diyoruz.

Taner Akbağ:
O oran nerden alınmıştır bilmiyorum ama gençler açısından sağlıklı bir veri olmayacağını düşünüyorum. Yani parti ve futbol takımı gönüldaşlarını bu bağlamda değerlendirirsek bir itirazım olmaz. Ama kendisini üst başlıkta İslamcı olarak tanımlayanların bu oranın çok çok altında olduğunu düşünüyorum. Ayrıca arazinin durumu bir mensubiyet varsa da bu mensubiyetlerin yaşantıya yansımadığını açıkça gösteriyor. Gençlerin durumu başka hiçbir veriye gerek bırakmayacak bir halde göreve çağırıyor ilgilisini…

Asım Gültekin:
Bir grup olmaya hiç niyetimiz yok! 80-100 grup olacağız inşallah! Yedi Hilal bir cemaat olmayı düşünmüyor, cami cemaati olmak dışında! Yedi Hilal’e ihtiyaç şuradan çıkıyor: Bebeklerimizle ilgilenen Müslümanlar var, çocuklarımızla ilgilenenler var ama 11-25 yaş dönemi ile ilgilenenin pek de olmadığını düşünüyoruz. Eskiden çocuklarımızı 11 yaşına kadar büyük İslam alimi gibi, mücahid gibi yetiştiren güzel ailelerimiz vardı, şimdi o ailelerden pek de kalmadı ama o zaman bile 11 yaşından sonra çocuklarımıza Müslümanca bir bilinç, Modern Dünya karşısında ümmet kaygısı taşıyan, katiline hayran olmamasını sağlayacak bir şuur vermeye çalışan yapılarımız pek olmazdı. Olmazdı çünkü çocuklarımızın Anadolu Liseleri sınavına hazırlanması gerekiyordu, üniversiteye hazırlanması gerekiyordu. Bir türlü ümmetin meselelerini gençlerin gündemine sokmaya kıyamazdık. Sonra da İslamcılıktan muhafazakarlığa, sağcılığa geçilmesi ile o gidilemeyen yol hepten atıldı arkalara.

İşin kötüsü rejimin okulları ve müfredatı o kadar kofti bir içerikte idi ki, çocuklarımızı okullarda, dersanelerde, üniversitelerde göz göre göre kaybettik, kaybediyoruz! Popüler kültüre teslim ediyoruz birer birer! Ne birer bireri, biner biner, yüz biner yüz biner!

Türkiye dindarlarının 11-25 yaş arasına seslenmekte çokça sorunlar yaşadığını başından beri görüyor olduğumuz için 28 Şubat bahane edilerek boşaltılan, kaçılan gençlik meydanına Yedi Hilal olarak girmek zorunda hissettik kendimizi.

Çiçeği burnunda yeni bir hareket Yedi Hilal. Hikâyesini işitmek isteriz… Adından başlayabiliriz. Bildiğimiz kadarıyla çok uzun süren bir kuruluş aşaması oldu…

Mustafa Enesoğlu:
Evet, iki yıla yaklaşan bir süre sonunda kuruldu Yedi Hilal. Geçmişte Müslümanca kaygılarla uzun yıllar üniversite ve orta öğretim çalışmaları içerisinde bulunmuş dertli insanların bir araya gelip bir şeyler yapmalıyız düşüncesi ile İstanbul’da başladı. Daha sonra Türkiye’nin 40 ilinden arkadaşların katılımı ile düzenlediğimiz Gençlik çalıştayları / istişareleri sonucu kurumsallaştı. İstişareler sonucu çıkan isimler puanlamaya tabi tutuldu ve Yedi Hilal bu şekilde doğdu.

Asım Gültekin:
Ben isminden bahsedeyim biraz: Yedi kelimesi bizde bereket demektir. Etimoloji denen şeyle fazlaca uğraştığım için söylemeden edemeyeceğim, "Yedi" Türkçede hilalin yarım ay haline gelmesi demektir! Hilalin yedinci gününe biz Türkler "yedi" (yetti) deriz! Hafta yani! Farsçada heft (hafta oradan gelir) yedi demek. Yani bir genci ümmet için bir ümit ışığı, bir müjde bildiğimiz "hilal" olarak alacak olursak biz o gencin kendine "yet"ecek hale gelmesine çabalarız! Yedideki tüm berekete çağırırız o genci! O gençlerle güzelliği, ihtişamı daha da güzel keşfedilecek olan İslam için çabamız! Gençler güzelleşmeden İslamın güzelliğini iliklerimize kadar hissetme imkanını bulamayacağız diye düşünüyorum açıkçası. Bir de yed-i hilal anlamı da var ismimizde. Fikir ilk oradan çıktı zaten: Hilal’in eli! El kudret anlamına geliyor. İslamın gücü, kuvveti olacak gençler anlamında.

Hedefi ve çalışma sahası nedir Yedi Hilal’in? Akla yedi kıtaya ışık veren düşünceyi bu coğrafyada hâkim kılmak gibi bir şey geliyor. Doğru mu bu?

Mustafa Enesoğlu:
Öncelikle gençliktir. Abdurrahman Arslan’ın tabiri ile dinini davası olarak görebilen bir gençlik. YediHilal İstanbul’u merkez edinmiş, yani Yedi Tepeyi. Ayakları bu topraklara basan bir yerelliği, gözünü yedi kıtaya dikmiş bir ümmetçiliği önemseyen bir çalışma. Doğrudur değerlerimizi yedi kıtaya taşıma derdindedir. “Yedi tepeden yedi kıtaya‘’ sloganımızdır.

Asım Gültekin:
Kültür Sanat Birimimiz mesela 80 kadar özel okuma grubu oluşturacak ilk planda. Her biri güzel örnek ve aralarında bir çok farklar bulunan Müslüman alimler, mütefekkirler, sanatçıları en güzel şekilde çalışacak, ömrünün sonuna kadar o öncü isimlerin yaktığı ışığın izinden gidecek gençlerin peşine düşeceğiz! Gençlerimize göstereceğimiz hedef şöyle bir şey: Diyelim ki Akşemseddin Okuma Grubunda isen Akşemseddin hakkında her şeyi en iyi sen ve grubundakiler bilecek Türkiye'de ve Dünya'da. Profesörler senin kadar bilemeyecek! Bizim öncelikli büyük hedefimiz bu. Neden Akşemseddin diyecek olursanız bunun o kadar çok ve o kadar güzel cevapları var ki… Her birinin çok güzel sebepleri olan 80 kadar önemli ismi, büyüğümüzü düşünün. Onların izinden giden gençler. O gençlerin inancı, idealleri coğrafi sınır tanımamaktadır. Sahabenin gidebildiği her yere zaten ulaşması gerekiyor o mesajın. Onların gidemediği yerlere gitmek ise –sorumluluk olarak- üzerimizde bir vazife!

‘Hareketin Fıkhı’ diye bir şey işittik sizden. Yedi Hilal’in kuruluş aşamasındaki çalıştaylarda ifade edildi bu. Buna özel vurgu yapmanızın sebebi nedir? Hataları, iç hukuk eksikliğine mi bağlayacağız?

Mustafa Enesoğlu:
Bizler Müslümanız ve yaptıklarımızdan hesaba çekileceğiz. Fıkhın hayatımızı kuşatmasından daha tabii ne olabilir ki. Tüm organizasyonlarda ihtiyaç olan şeyin kişilerin inisiyatifleriyle yürünmesinden ziyade o kişilerin de kendilerini sorumlu hissedeceği ve bağlı oldukları bir iç hukuk olması gerektiğini düşünüyoruz. İşler iyi giderken bunlar sıkıntı yaratmıyor. Ne zaman ki problemler ve ihtilaflı meseleler başlıyor o zaman bu ihtiyaç ortaya çıkıyor.

Taner Akbağ:
Hareket fıkhı bütün hareketi ve uygulayıcıları bağlayacak prensipler bütünü. Lidere veya baştaki kadroya göre şekillenen bir hareket olması telafisi imkansız eksen kaymalarına neden olabilir. Ama prensipler ortaya konulursa yoldan sapmalar en başta fark edilip önüne geçilebilinir.

Yedi Hilal’in muhatabı kimler? Daha çok hangi yaş gurubu ya da gurupları Yedi Hilal’in çalışma alanı?

Taner Akbağ:
Yoğun olarak ve kademeli bir çalışmayla Ortaöğretimde yeni sistemdeki 4-4-4 ün 2. ve 3. dördü ve Üniversite. Daha düşük yoğunlukla da herkes.

Asım Gültekin:
Okumayı, sorgulamayı, Türkiye ve Dünya Müslümanlarını tanımayı, anlamayı gündemine alabilecek her zihni, kalbi, kafası genç arkadaş Yedi Hilal’in çalışmalarında kendisine yer bulabilir. Bu da bilgisayara, oyun eğlenceye, filme, futbola kafayı tamamen kaptırmadıysa işte 10 yaşından 30 yaşına kadar bir dilimi kapsıyor genel olarak...

Neden uzmanlaşma tercih edilmedi mesela sadece 4-4-4 ün son dördü gibi?

Taner Akbağ:
Yedi Hilal çatısı altına o uzmanlaşmaya dikkat edilecek. Yani sadece birim olarak ayrı birimlerin çalışma konusu olmakla kalmayıp, uygulayıcı arkadaşlar da farklı yaş guruplarının yetiştirilmesi anlamında bilgi ve becerilerine göre görevlendirilecek. Teorisi farklı oluşturulacak ve pratiği farklı olacak kademelerin. Kısaca aynı dernekte temel prensipler anlamında değil ama uygulamaları açısından yaş guruplarına göre belirlenmiş ihtiyaçlar doğrultusunda farklı üç dernek gibi çalışılacak

Yedi Hilal’in, İslam Dünyası’ndaki diğer gençlik hareketleriyle herhangi bir ilişkisi söz konusu mu? Yedi Hilal’in tarifini daha rahat verebilmek için şu da eklenebilir; kendinize diğerlerine nazaran daha yakın hissettiğiniz bir hareket var mı İslam Dünyası’nda?

Mustafa Enesoğlu:
“İslam Dünyası” veya “İslam Ülkeleri” tabirinin bizi daralttığını düşünüyoruz. Girin wikipedia’ya İslam ülkeleri yazın, 63 ülke sayar. Burada Hindistan yoktur. Tanzanya yoktur. Birinde 200 milyona yakın Müslüman vardır. Diğerinde %40. Ama İslam Dünyasından sayılmazlar. Dünya Müslümanları daha doğru bir tabir. Yedi Hilal’in vizyonunda buradaki üretilen değerlerimizi Dünya Müslümanları ile, Dünya Müslümanlarınınkini de Türkiyeli Müslümanlarla buluşturma, haberdar etme, bu üretimlerle ümmetin ortak kültürünü/bilincini oluşturma hedefi var.

Bu vizyona açık ve yakın olan, taassupla hareket etmeyen her harekete kendimizi yakın hissediyoruz.

Asım Gültekin:
İslam Dünyasında değil de, (çünkü yok öyle bir yer!) Dünya Müslümanları arasında ulus devletçi mantığın tesirinde kalarak Dünyada Müslüman gençlerin neler yaptığına ilişkin ciddi bir bilgi kopukluğu, tecrübeleri paylaşma kopukluğu var. Bu kopukluğu azaltacak girişimlerde bulunmak Yedi Hilal'in vazifesi biraz da. Gençlere bir alanda çok iyi olmayı, her alanda da az çok iyi olmayı hedef olarak sunan her Müslüman gençlik hareketine yakındır Yedi Hilal. Kosova’da, Amerika’da, Tunus’ta, Bangladeş’te, Avusturalya’da, Almanya’da dikkate değer çalışmalar yapan dernekler, organizasyonlar var. Elbette başka ülkelerde de var güzel çalışmalar. Biz irtibatlılığı arttırmaya katkı sağlayacağız inşallah. Erzurum’daki sinemacı genç kardeşimizi mesela Pakistan’daki sinemacı Müslüman genç kardeşlerimizle irtibatlı hale getireceğiz…

Genelde sivil kurumların birçoğunda gizliden gizliye bir liderlik sultası görüyoruz. “Başkan ve adamları her şeyi bilir” anlayışı hâkim. Yedi Hilal’in ‘başkan ve adamları her şeyi bilir’ çizgisine gelmemesi için önlem olarak ortaya koyduğunuz bir uygulama var mı?

Mustafa Enesoğlu:
Hareket fıkhı dediğimiz bir iç hukukumuz var. Bu iç hukuk bizim sultalık yapmamıza engel olacak inşallah. Atasoy Müftüoğlu ağabeyimiz; “Müslümanları kendi seçtikleri adamlar / liderler yönetmiyor, Lider - Tebaa ve Hoca - Cemaat arasındaki ilişki özne-nesne ilişkisidir. Peygamber-Ashab arasındaki ilişki ise özne - özne ilişkisidir. Peygamber vahiyden beslenmesine rağmen bu böyledir.” derdi.

Bir de bu tür kurumlarda sultalık, devir daim’in olmamasından kaynaklanıyor. Koltuklara kayd-ı hayat şartı ile oturmayıp hizmet dönemi olarak bakmakla bu anlayışın bizde minimum seviyelerde olmasına gayret edeceğiz. Herkes belli sürelerde hizmet edip yeni yetişen nesle görevi devredecek.

Ayrıca yönetimi ve başkanı da bazı konularda direk bağlayıcı kararlar alabilen bir Akil Adamlar Heyetimiz var.

Yine Türkiye’de yaygın olarak gençlik hareketleri ‘genç adam’a güvenemeyen kadrolarca işgal edilmiş gibi. Yedi Hilal’in yönetim kurulu yaş ortalamasını sormak isteriz…

Mustafa Enesoğlu:
Sadece yönetimin değil bu çalışmayı iki yıllık süreçte bugüne kadar getiren ekibin yaş ortalaması 32-33 idi. Süreç içerisinde bu ortalamanın da hızlıca düşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mesela ben 22 yaşında MGV İstanbul şubesinde İl Bşk. Yardımcısı oldum. Olması gereken de buydu.
Ayrıca biz gençlere görev vermenin yeterli olmadığını aynı zamanda yetkinin de birlikte verilmesini savunuyoruz.

Asım Gültekin:
Kurucular olarak haliyle yaşlandık be güzel kardeşim. Bunu yüzümüze vurmasan iyiydi. Her gün azalmakta olan saçlarımız bunu anlatıyor zaten Hz. Ömer misali.

Toplamda son sözlerini alsak, neler söylersiniz?

Mustafa Enesoğlu:
Genç Arkadaşları, Genç Doku okurlarını bir alanda kendisini çok iyi yetiştirmeyi hedefleyecekleri, dava sahibi olacakları, camiyi tekrar mekanı bilecekleri Yedi Hilal’e davet ediyoruz. Ayrıca;

www.yedihilal.org adresinden,
www.facebook.com/yedihilal,
https://twitter.com/#!/yedihilalorg hesaplarından Yedi Hilal’i takip edebilirler.

Asım Gültekin:
Tüm Genç Doku okurlarını Yedi Hilal'deki özel okuma gruplarına bekliyoruz. Yedi Hilal’in de aktif destekçilerinden olduğu Hadis halkaları çalışmasına katılmanızı diliyorum. Siz de etrafınızdaki insanlara hadis halkası kurdurabilirsiniz.

×