Arama Kelimenizi yazıp Enter'a basınız.

YERYÜZÜNÜN SIRATI

Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a (a.c.), salat-ü selam alemlere rahmet olarak gelen Peygamber’ine (s.a.v.), Ehli-Beyti’ne, ashabına ve aile efradına olsun. Bizleri yaratan, ruhundan üfleyen Rabbi’mize şükürler olsun. Siretiyle bize örnek olan Nebi’ye selam olsun. İslam’ın davasını dava edinenlere, ahlakıyla ahlaklananlara, Ashab’ı Kiram’a ve onlardan sonra gelen mü’minlere selam olsun. Bu yazımızda İman ve Salih Amel1 adlı kitaptan istifade ederek derlediğimiz, “Yeryüzünün Sıratı” adlı kısmı Rabbimiz’in izni ile sizlere açıklamaya ve anlatmaya çalışacağız. Yazı da eksik ve hatalar bizden, hayırlar ve artılar Rabbimiz’dendir.

“ (‘) الْمُسْتَقِيمَ الصِّراطَ اِهْدِنَا (‘) \ (Bizi dosdoğru yola ilet) “2 , Fatiha suresinde bize gönderilen ayet-i kerimeyi detaylı olarak tefekkür ettiğimiz zaman, bu dünya hayatında çeşit çeşit yollar olduğunu, ve bu yollar içerisinde İslam yolunu seçmenin ve o istikamette ilerlemenin önemi neşredilir. Bu dünya aleminde insanlık hak ve batıl olarak ikiye ayrılır. Ahiret hayatında ise cennet ve cehennem olarak ikiye bölünür. Gündüzü yaratan Rabbimiz, geceyi de yaratmıştır. Bu ikilikler O’nun hikmetlerindendir. Kul ise seçimine göre karşılık görür ki, bu da adaletin terazisidir.

İmam Ahmed b. Hanbel’in Nuvas b. Semud’dan naklen rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah(s.a.v.) yeryüzünün sıratını şöyle açıklamaktadır.“Allah şöyle bir misal vermiştir. Dosdoğru bir yol (sırat) ve bu yolun iki yanında da iki sur vardır. Bu surların üzerinde açık kapılar, bu kapıların üzerinde ise gevşek örtüler vardır. Yolun kapısının başında bir davetçi : << Ey insanlar, hep birlikte bu yola girin ve sağa sola sapmayın << diye seslenmektedir. Yolun üzerinde bir de davetçi vardır. Herhangi bir kimse kapılardan birini açmak isterse ona dönerek : << Yazıklar olsun sana, o kapıyı açma << der. Bu misaldeki o (sırat) İslam’dır. İki sur, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kapılar ise haramlardır. Yolun başındaki davetçi ise her mü’minin gönlünde bulunan, Allah’a çağıran sestir.“3 Bu hadisi bir daha zihinlerimizde tahayyül edelim. Bu zamanın bir İslam gemisi var, bir İslam yolu var. Bu gemiye binmek için, bu yola girmek için belirli esaslar var. Belirtildiği gibi bir de harama giden yollar var ve bunların da bir kapısı var. Nefis ile birlikte şeytan bu kapıları aralamak istiyorlar. Rabbimiz ise bu dikenli yoldan gerisin geri adım atmamızı, arşın gölgesine ulaşmamızı istiyor. Yeryüzünün sıratını aşanların yol haritası ; 1- Berrak Bir Muhasebe,

2- Samimi Bir Tevbe,

3- Sabırlı, Sağlam Adımlar.

1- Berrak Bir Muhasebe: Bu belirtiğimiz muhasebe, eksi ve artıların iyi bir şekilde düşünülüp, ortaya çıkarılmasıdır. Yanlış bir yöne doğru yönelen de olsa, öcelik, hastalığın nedeninin bulunmasıdır. Muhammed Cemalledin el-Kasımi şöyle der: “Hastalık teşhis edilmedikçe, ilacını bulabilmek mümkün değildir. “4 Biz eğer tedavi olmak istiyorsak evvela gerçekler ile karşı karşıya gelmemiz gerekir.

2- Samimi Bir Tevbe: Kur’an’ımız bize bu konu hakkında şöyle bize yol gösterir. “Ey iman edenler ! Allah’a << samimi ve aynı günaha bir daha dönmemekle kararlı bir tevbe << ile tevbe edin.”5 Ayetlere bakılınca tevbenin husuları nazarı dikkatimizi celbeder. Evet, tevbe o günaha bir daha dönmemekle elde edilir. Eğer o günaha gireceğimiz bir yolun başında isek, daha o bataklık bulunan yola girmeden girmeden yönümüzü değiştirmeliyiz. Çünkü o bataklığa girdikten sonra çırpınmanı bir anlamı yoktur, seni içine çekecektir. 3- Sabırlı, Sağlam Adımlar: Muhasebe ettik, hatalarımızı bulduk ve tövbe ettik. Şimdi o yolda yürümenin vaktidir. Bu yolda paslanmak yoktur, eğer paslanmayacak bir mücadele içerisinde olursak. Sabrın, uzun mesafe katetmekte önemi büyüktür. Çünkü kul, imtihanlar ile karşılaşıcak ve kendini muhafaza etmesi zorlaşacaktır. İşte bu anda, “Benim ahiretim var.” Diyen mü’min, batıldan yüz çevirir ve hakka dönerse sınavı geçmiş olur. Sağlam adım atmak noktası gelince, bu kısımda Rasulullah’ın (s.a.v.) hadisini ihya ediyoruz.“ Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.”6 Buyrulmaktadır. Ahirete doğru ilerleyen mü’min, tembel adımlar ile hedefe varamaz. Bu yolun benzinini de almadan tepeye varılamaz.Samimi bir yakınlık elde etmeliyiz Rabbimizle teheccüdlerimiz, oruçlarımız, nafile namaz ve sadakalarımızla kulluğu derinden hissetmeliyiz.Eğer bu ibadetlerimizde aksaklıklar yaşarsak, yoldan çıkmamız tabii olur.

Mü’minler yeryüzünde sıratın geçildiğini hatırlarından çıkarmamalıdırlar. Masum ve mustazaf Müslüman halk, bugün dünyanın zulmü altındadır. Kudüs’ümüz fetih beklemektedir. Dizilerle, çeşitli dizi ve programlarla bozulan aile ahlakı gittikçe artmaktadır. Kaybedilen zamanlarla ne yazık ki, bir nesil çöpe gitmektir. İslam bugün bir diriliş beklemektedir. Bizde bugün mü’minler olarak üzerimize düşen sorumluluğu almalıyız. Elimizi taşın altına koymazsak, ücretlerin dağıtıldığı o gün pişman oluruz.Ve o gün, bunun bir bize faydası olmayacaktır.

Abdullah Doğan

1 İman ve Salih Amel \ Abdülhamid Bilali

2 Fatiha Suresi \ (1-6)

3 Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4\182

4 el-Kasımi, Tezhibu Mev’izati’l-Mü’minin, 2\169

5 et-Tahrim, 66\8

6 Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir